Gel gezdireyim seni en alt kattan yukarıya kadar.

Alt kat en zor ve en kanlı yerdir aslında.Marangozhane.

Bir tasarımcının , yazarın oyunlarda istediği manyak dekorları, kendi hayal gücüyle bezeyip, ardından çizdiği kağıt parçalarını attığı ve nasıl oluyorsa; ilk okul mezunu bir marangoz ustasının, anında anlayarak işe koyulduğu yer.Kan mı? E çivinin çekicin olduğu yerde; kan da olur tabii…Ama hiç şikayet olmaz!

Her şeye rağmen Tiyatro!

GAZETECİLER HAPİSTE-YAZARLARIN GÖZÜ KORKMUŞ-ASKER”ASKERİM” DİYEMEZ DURUMDA VE BİZ TİYATRODAN BAHSEDİYORUZ .HAŞA!…

21. yüzyıl,oturduğu yerde atıp tutan aydınlar… Yapılacak hiçbir şey yok! Kim sesini çıkartırsa diğeri destek olmayacak, ses çıkaran yalnız kalacak… Herkes sinecek, sindiği yerde sindirip gidecek.

Eskidenmiş o sağlam adamlar. İnancı uğruna yalın kılıç saldıranlar.

Şimdi insanlar “BİZ KAÇ KİŞİYİZ? “ demeye bile korkuyorlar. Atatürk ilkeleri hiçe sayılmış,türban üniversitede (yakında da mecliste) ve biz “yalın kılıç” sahnedeyiz!.

Susmuyoruz!

Susmamak niyetindeyiz!

TİYATRO DAİMA KAZANIR

Tiyatro içine atılan ilk adımla başlar.

“Tiyatrocu olacağım” demek,itfaiyeci olacağım,doktor olacağım ya da Polat Alemdar olacağım dan farklı bir şeydir. Daha çocukken başlar. Kızımız, oğlumuz oyunlar oynar, evdekilere izletir, okul tiyatrosuna katılır vs…Bir şekilde başlar işte! İleride”tiyatroya nasıl başladınız?”diye sorulduğunda, anlatılanla aslı farklıdır. Çünkü asla hatırlanmamaktadır.

Bir zamanlar konservatuara atılan zor adımla başlayan “tiyatroculuk sanatı” zırttan pırttan kursların açılmasıyla bir eğitim olmaktan çıktı. Aslında bu zırttan pırttan, iki aylık, üç aylık kurslar; bir açığı da kapattı. Oyuncular ve onların yetiştirdiği oyuncular yani-tavşanın suyunun suyu da- para kazandı.

DEVLET YARDIMI ALAMADIM! GURURLUYUM!

Yüce Devlet bu yıl da Oda Tiyatrosu’na maddi destek vermedi. Bu yıl da diyorum, yıllardır hiç vermedi ki zaten… Ama gizli bir haz duyuyorum; her yıl “PROJENİZ DEĞERLENDİRMEYE ALINMADI” yazısını almaktan… Ve “neden ulan” diye soramıyorum. Neden mi? E devlete “NEDEN ULAN” denmez ki… Ayıp!

ODA TİYATROSU HEP VAR OLACAK!

Burası mutfak! Aslında ne kadar anlamsız bir söz…Boşuna sarf ettiğimiz sözlerden biri işte!Mutfak olduğunu gördüğün bir yere seni sokup da”Burası mutfak!” diye bilgelik taslıyorum. Tıpkı beklediğiniz biri geldiğinde “Geldin mi?”diye sormak gibi…

Anlamsız!…

(Fısıldar)-Geldin mi?

Burada en ucuz malzemelerle en güzel yemekler yapılır ve tadına doyum olmaz.